<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kasette v3 &#187; Blog</title>
	<atom:link href="http://kasette.com/category/blog/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kasette.com</link>
	<description>mixtape yourself</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 21:58:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Serbest Akış &amp; Men Without Hats</title>
		<link>http://kasette.com/blog/serbest-akis-ve-men-without-hats</link>
		<comments>http://kasette.com/blog/serbest-akis-ve-men-without-hats#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 22:30:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kasette.com/?p=1060</guid>
		<description><![CDATA[
Şöyle başlar,
Hatırlar mısın Scrubs dizisinde Dr. Turk&#8217;ün Hemşire Carla ile bir sahnesi vardı, muhteşemdi:
Ama, aa bu da güzelmiş:
Aaa, esas şu danslı sahnesi vardı, Sugarhill Gang &#8211; Rapper&#8217;s Delight ile:
Ama daha iyisi vardı, Men Without Hats &#8211; Safety Dance ile:
Ya bu arada o nasıldı, klibi yani:
Of o nasıl bir insanmış öyle, Montreal &#8211; Canada ve 80&#8242;ler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://kasette.com/wp-content/plugins/simple-post-thumbnails/timthumb.php?src=/wp-content/thumbnails/1060.jpg&amp;w=258&amp;h=234&amp;zc=1&amp;ft=jpg' alt='post thumbnail' /></p>
<p>Şöyle başlar,</p>
<p>Hatırlar mısın Scrubs dizisinde Dr. Turk&#8217;ün Hemşire Carla ile bir sahnesi vardı, muhteşemdi:</p>
<br /><img src="http://i.ytimg.com/vi/RTngBI51gJc/0.jpg" alt="media" /><br />

<p>Ama, aa bu da güzelmiş:</p>
<br /><img src="http://i.ytimg.com/vi/aVdSQL1VpSA/0.jpg" alt="media" /><br />

<p>Aaa, esas şu danslı sahnesi vardı, Sugarhill Gang &#8211; Rapper&#8217;s Delight ile:</p>
<br /><img src="http://i.ytimg.com/vi/6lMTksI2SCk/0.jpg" alt="media" /><br />

<p>Ama daha iyisi vardı, Men Without Hats &#8211; Safety Dance ile:</p>
<br /><img src="http://i.ytimg.com/vi/7-bIhCBSrzU/0.jpg" alt="media" /><br />

<p>Ya bu arada o nasıldı, klibi yani:</p>

<p>Of o nasıl bir insanmış öyle, Montreal &#8211; Canada ve 80&#8242;ler böyle patlayıcı bir sonuç veriyor demek ki:</p>

<p>Wow, gerçeküstü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kasette.com/blog/serbest-akis-ve-men-without-hats/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arkanoid ve Breakout</title>
		<link>http://kasette.com/blog/arkanoid-ve-breakout</link>
		<comments>http://kasette.com/blog/arkanoid-ve-breakout#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 03:44:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kasette.com/?p=660</guid>
		<description><![CDATA[
Dünyanın en zekice bilgisayar oyunlarından biri.
Hem de bir uzun çizgi, bir hareket eden nokta, üstüste dizili bir sürü kısa çizgi. Uzun çizgiyi kontrol ediyorsun hareket halindeki noktaya vurup vurup kısa çizgilerin oraya geri yolluyorsun. Nokta kısa çizgilere çarpınca çarptıkları yok oluyor. Sen de kontrolündeki uzun çizgi ile o hain kısa çizgilere haddini bildiriyor, hepsini yok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="indexrotatorV">
	<p><a href="http://www.adobe.com/go/getflashplayer"><img src="http://www.adobe.com/images/shared/download_buttons/get_flash_player.gif" alt="Get Adobe Flash Player" /></a></p>
	
	<script type="text/javascript">

	var so = new SWFObject("http://kasette.com/wp-content/_files/arkanoid.swf", "movie", "640", "480", "8", "#000000");
	so.addParam('allowScriptAccess', 'always');
	so.addParam("id", "movie");
	so.addParam("wmode", "transparent");
	so.write("indexrotatorV");
	
	</script>
</div><p><img src='http://kasette.com/wp-content/plugins/simple-post-thumbnails/timthumb.php?src=/wp-content/thumbnails/660.png&amp;w=258&amp;h=234&amp;zc=1&amp;ft=jpg' alt='post thumbnail' /></p>
<p>Dünyanın en zekice bilgisayar oyunlarından biri.</p>
<p>Hem de bir uzun çizgi, bir hareket eden nokta, üstüste dizili bir sürü kısa çizgi. Uzun çizgiyi kontrol ediyorsun hareket halindeki noktaya vurup vurup kısa çizgilerin oraya geri yolluyorsun. Nokta kısa çizgilere çarpınca çarptıkları yok oluyor. Sen de kontrolündeki uzun çizgi ile o hain kısa çizgilere haddini bildiriyor, hepsini yok etmeye çalışıyorsun.</p>
<p>Bu kadar basit bir oyun. Ancak o kadar sürükleyici ve bağımlılık yaratıcı ki oyunun kaliteli grafiklere, pahalı makinelere, hassas mouselara, fantastik gamepadlere ihtiyacı yok. Hatta hikayeye bile ihtiyacı yok. Bir oyun için gereken en temel ihtiyacı belirlemişler ve onunla yetinmişler. Oyunun öğrenilmesi için zaman gerekmiyor. Pek yetenek de gerekmiyor. </p>
<p>Oyunun amacı belli. Tüm tuğlaları yok et. Bir sonraki seviyeye geç. Kendisinin klonu olan birçok oyunun da temeli olduğu kadar ardından gelen Quake türü oyunların da temeli olmuştur. Boyut değişse de Quake&#8217;in de amacı o seviyedeki tüm tuğla kafalı düşmanları yok etmekti. Hatta önemsemeseler de Arkanoidin de aslında bir hikayesi mevcuttur. Sizin hareket ettirdiğiniz çubuk bir uzay gemisi Vaus&#8217;tur. Ana geminiz Arkanoid parçalandığında kaçmışsınızdır. Zaman ve boyutu kontrol eden güç olan Doh en son seviyede koca kafalı Şili&#8217;deki Rapa Nui adasındaki heykellerden birinin (Moai) kafası biçiminde Boss olarak karşınıza çıkar, oyunu bitirmek için onu da yok etmeniz gerekir. </p>
<p>Oyunun eğlencesini koruyan renkleri ve her bölümün değişen yokedilecek tuğla dizilişleri, farklı davranan tuğlalar, ve oyun geliştikçe eklenmiş olan tuğlaları kırdıkça çıkan çeşitli araçlar ve yetenekler.</p>
<p>Taito Corp&#8217;un yaptığı Arkanoid, aslında Atari&#8217;nin Breakout&#8217;unun 1986 yılında yeniden yapımıdır. Ve oyun da aslında Atari&#8217;nin Paddle model oyun kontrollerine uygun yapılmıştır. Ancak Breakout biraz daha sıkıcı bir oyundur. Taito tasarımcıları onu çok daha eğlenceli ve sürükleyici hale getirmeyi başarır. Taito aslında oyun salonları için jetonlu oyun makineleri üretmektedir. Arkanoidi de ilk oynayanlar oralarda oynamışlardır. </p>
<p>Atari&#8217;nin Breakout&#8217;u, 1976&#8242;da Nolan Bushnell ve Steve Bristow tarafından Pong isimli 2 çizgi ve noktadan oluşan bir tenis oyununu tek kişilik hale getirmenin bir yolunu aradıklarında ortaya çıkar. Oyunu programladıklarında kullanılan jetonlu makineler siyah beyaz ekrana sahipti ancak, farklı sıralardaki piriketleri farklı renkte gösterebilmek için ekrana şerit şerit renkli selofan yapıştırmayı akıl etmişlerdi. </p>
<p>Bu ikisinden Nolan Bushnell Atari firmasını 4 sene önce 1972&#8242;de kuran adamdır. Firmanın adını Go oyununda satrançtaki Şah&#8217;a benzer bir durum olan Atari&#8217;den alır. 1976&#8242;da kişiye özel oyun makinesi ve ev bilgisayarı üreten Bushnell bunun potansiyelinin farkında olsa da aleti piyasaya çıkarmanın ne kadar masraflı olacağını bildiğinden firmayı yaklaşık 30 milyon dolara Warner firmasına satar. Artık şu anki Atari firması ile alakası kalmamıştır, çünkü o arada defalarca satılmıştır firma. Şu an aralarında Driver, Matrix ve Alone in the Dark serileri olan oyunları çıkaran Infogrames&#8217;in sahip olduğu Atari&#8217;dir. Bushnell aç kalmaz tabi, Warner&#8217;dan aldığı parayla, karnını doyurmak ve çocukları eğlendirmek için Chuck E. Cheese adlı Pizza zincirini kurar. Burada çocuklar zıplayıp hoplayıp, bilgisayar oyunları oynayabilmektedir. 1984&#8242;te hem Atari&#8217;den hem Pizzacıdan vazgeçmek zorunda kalsa da aklı oyun ve yemekte kaldığından uWink diye siparişleri garson ile değil masadaki bir ekran ile verebildiğiniz ve beklerken oyunlar oynayabildiğiniz bir restoran zinciri açar. </p>
<p>Neyse Nolan Bushnell bu Breakout oyununun başarılı olacağını bildiğinden bir ekip kurar. Proje yöneticisi olarak aldığı Al Alcorn bir prototip ortaya çıkarması için 20 yaşındaki bir genci bulur. &#8220;Al sana 750 dolar, ama makinenin designindan tasarruf ettiğin her çip için 100 dolar daha&#8221; der. 20 yaşındaki genç Steve Jobs &#8220;4 gün içinde getiririm&#8221; der ve o sırada HP&#8217;de çalışan ve çiplerle arası iyi olan arkadaşı Steve Wozniak ile konuşur ve &#8220;750&#8242;yi kırışalım&#8221; der. Wozniak 4 gün hiç uyumadan Atari&#8217;nin mühendisleri dahil birçok mühendisin anlayamacağı karışıklıkta ancak 50 tane çip arttırarak ortaya bir makine çıkarır. Ancak Jobs ona sadece vaat ettiği 375 doları verir ve çip arttırdığı için aldığı 5000 dolarını da cebe atar. Gerçi devre karışık geldiği için Atari kendi bir design çıkarır ve öyle üretir makineyi de, 100&#8242;den fazla çip kullanmak zorunda kalırlar. Steve Jobs da kazıkladığı arkadaşı Steve Wozniak ile Apple firmasını kurar.</p>
<p>Bundan 60 yıl önce 1917&#8242;de Odessa&#8217;da Yahudi bir Rus doğar. Ve 1917 Bolşevik Devrimi ile birlikte ailecek Mançurya&#8217;ya göç ederler. Japonya da zaten Albay Yasue Norihiro&#8217;nun planı ile Mançurya&#8217;ya Yahudi göçmenleri kabul etmeye ve yerleştirmeye başlamıştır. Derken bu genç Rus Yahudisi Michael Kogan 1939&#8242;da Tokyo&#8217;ya gider savaş sırasınca Ekonomi okur. Tokyo&#8217;ya yerleşir ve 1953 yılında Taito Corp&#8217;u kurar. Taito önce kutu-kola makineleri, müzik kutuları bayiliği yapar. Sonraları kendileri üretmeye çalışır. Ardından oyun makinelerine geçerler ve kendi oyunlarını da üretmeye başlarlar. </p>
<p>Tasarımcı Toshihiro Nishikado Space Invaders&#8217;i Breakout&#8217;tan da esinlenerek üretir. Oyun piyasaya çıkınca geçici olarak 100 yenlik demir para kıtlığı çekilmiştir. Guinness Rekorlar Kitabına hala en çok gelir getiren jetonlu oyun olarak girer.</p>
<p>Ardından yine Breakout&#8217;tan esinlenerek ancak yığınla şey katarak Akira Fujita&#8217;nın proje liderliğinde Arkanoid üretilir ve çok da güzel olur. Yığınla insan oynar ve ardından yığınla türevi geliştirilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kasette.com/blog/arkanoid-ve-breakout/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>W.A.S.P. ve WASP</title>
		<link>http://kasette.com/blog/w-a-s-p-ve-wasp</link>
		<comments>http://kasette.com/blog/w-a-s-p-ve-wasp#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 16:45:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kasette.com/?p=653</guid>
		<description><![CDATA[
Beyaz Anglo-Sakson Protestanlar. White Anglo-Saxon Protestant (WASP), ABD&#8217;de ve Kanada&#8217;da yaşayan beyaz ırktan olan ve Hristiyanlık&#8217;ın Protestan mezhebine mensup olanlarına verilen isimdir. Terim daha çok çalışan sınıftan gelmeyen, toplumun geneline göre refah ve kültür seviyesi standartların üzerinde olan bir kesime hitap etmekte kullanılır. ABD&#8217;de Barrack Obama ve John F. Kennedy dışında bütün ABD başkanları WASP&#8217;tır.
Aslında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://kasette.com/wp-content/plugins/simple-post-thumbnails/timthumb.php?src=/wp-content/thumbnails/653.jpg&amp;w=258&amp;h=234&amp;zc=1&amp;ft=jpg' alt='post thumbnail' /></p>
<p>Beyaz Anglo-Sakson Protestanlar. White Anglo-Saxon Protestant (WASP), ABD&#8217;de ve Kanada&#8217;da yaşayan beyaz ırktan olan ve Hristiyanlık&#8217;ın Protestan mezhebine mensup olanlarına verilen isimdir. Terim daha çok çalışan sınıftan gelmeyen, toplumun geneline göre refah ve kültür seviyesi standartların üzerinde olan bir kesime hitap etmekte kullanılır. ABD&#8217;de Barrack Obama ve John F. Kennedy dışında bütün ABD başkanları WASP&#8217;tır.</p>
<p>Aslında WASP olarak adlandırılmalarına rağmen birçokları da temelde Anglo-Sakson değillerdir. Çünkü Anglo-Saksonların asıl ataları Britanya&#8217;ya 5. yüzyılda yerleşen ve Fransa&#8217;nın kuzeyinden gelen Normanların istilasına kadar orada yaşayan Germen kökenli halktır. Ancak terim İskandinav kökenlilerden İrlandalılara kadar da kullanılmıştır. Böylelikle terim sosyolojik olarak herhangi bir azınlığa ait olmayan beyazları tanımlar hale gelir.</p>
<p>Hepsinden önemlisi 1960&#8242;larda kullanılmaya başlayan bu tanım 1982&#8242;de kurulan bir heavy metal grubuna ismini vermiştir. Gerçi grup adını beyaz bilmemnelerden aldığını söylemez. Onun yerine 1980lerde bir röportajda &#8220;Biz Seksüel Sapıklarız&#8221; ya da &#8220;Biz Seksüel Elçileriz&#8221; derler, ya da sonrasında &#8220;Biz Çok Mükemmeliz&#8221;, &#8220;Biz Çok Güçlüyüz&#8221;, &#8220;Biz Şeytanın Duacılarıyız&#8221;&#8230; Ancak sanırım en doğrusu bir ara arkadaşlar evin arka bahçesinde otururken bir ağaçta yaban arısı (WASP) yuvası görürler. &#8220;Evet yaban arısı olsun, ancak daha geniş dursun ve dikkat çeksin diye aralarına nokta koyalım&#8221; dedikleri söylenir. </p>
<p>W.A.S.P. 1982&#8242;de Mötley Crüe (W.A.S.P.&#8217;tan 1 yıl önce kurulan grubun en önemli özelliği bateristleri Atina, Yunanistan doğumlu Tommy Lee ve partneri Pamela Anderson&#8217;ın yakın dönemli ilişkileridir), Ratt ve Quiet Riot gibi grupları da doğuran Los Angeles, California&#8217;da kurulur. 80&#8242;lerden beri 10 milyonlarca albüm satarlar. Al Gore&#8217;un karısı Tipper&#8217;in önderliğindeki Ebeveyn Müzik Kaynak Merkezi&#8217;nin de baş düşmanlarından biri olmuştur. Hatta grup aralarındaki savaşı &#8220;Live&#8230; In the Raw&#8221; canlı konser albümlerindeki &#8220;Harder, Faster&#8221; adlı şarkıyla ölümsüzleştirdiği söylenir. Şarkıda kendisini avlamaya çalışan bir kadına onu yakaladığında yapabileceği şeyleri sıralar, çeşitli önerilerde bulunur.</p>
<p>Konuyla direk olarak alakalı değil ama ilginçtir, 80lerin başında Ebeveyn Müzik Kaynak Merkezi Kirli 15 diye bir en rahatsız edici 15 şarkıdan oluşan bir liste duyurmuştur. Meraklısına liste şöyledir:</p>
<p>1- Prince &#8211; Darling Nikki [Seks]<br />
2- Sheena Easton &#8211; Sugar Walls [Seks]<br />
3- Judas Priest &#8211; Eat Me Alive [Seks]<br />
4- Vanity &#8211; Strap on Robbie Baby [Seks]<br />
5- Mötley Crüe &#8211; Bastard [Şiddet]<br />
6- AC/DC &#8211; Let Me Put My Love into You [Seks]<br />
7- Twisted Sister &#8211; We&#8217;re Not Gonna Take It [Şiddet]<br />
8- Madonna &#8211; Dress You Up [Seks]<br />
9- W.A.S.P. &#8211; Animal (Fuck Like a Beast) [Seks/Ayıp Sözler]<br />
10- Def Leppard &#8211; High &#8216;n&#8217; Dry (Saturday Night) [İçki ve Uyuşturucu]<br />
11- Mercyful Fate &#8211; Into the Coven [Satanizm]<br />
12- Black Sabbath &#8211; Trashed [İçki ve Uyuşturucu]<br />
13- Mary Jane Girls &#8211; In My House [Seks]<br />
14- Venom &#8211; Possessed [Satanizm]<br />
15- Cyndi Lauper &#8211; She Bop [Seks]</p>
<p>Ne diyorduk, W.A.S.P.&#8217;ın temeli aslında bugüne kadar kalan tek üyesi olan Blackie Lawless&#8217;tır. 1956&#8242;da New York&#8217;ta doğan Blackie&#8217;nin esas adı Steven Edward Duren&#8217;dir. Dansçı annesi Siksikáwa (Karaayak Kızılderilisi) ve Fransız kırması, babası İrlandalıdır. Gençliğinde gelecekte Kiss&#8217;in gitaristi olacak olan Ace Freshley ile sokak çetesine girer, 9 yaşında gitar çalmayı öğrenir, 16&#8242;sında Kara Tavşan adlı grubuyla barlarda çalmaya başlar. Liseyi terk ettikten sonra 2 yıl babasıyla inşaatlarda çalışır, inşaatlarda çalışıp şarkı söylese de lahmacundan bihaberdir.</p>
<p>Onun yerine Sister isimli grubu ile sahne aldığı yerlerde şarkı söylerken botlarını yakar ve canlı solucan yer. Ardından Rik Fox, Randy Piper ve Tony Richards ile W.A.S.P.&#8217;ı kurarlar. Şarkıların çoğunun sözlerini ve müziklerini Blackie yazar. </p>
<p>Blackie&#8217;nin en sevdiği WASP albümü hayali bir Rock yıldızı Jonathan Steel&#8217;in yükseliş ve çöküşünün hikayesinin anlatıldığı bir konulu albüm olan The Crimson Idol&#8217;dır. Konulu albüm sanırım bizde ya hiç yoktur, ya da çok bilinmeyen örnekleri olabilir. (Henüz Sezen Aksu ve Serdar Ortaç yapmadığına göre..) Konulu albümler ile ilgili çok güzel bir deneme (http://mavimelek.com/musicofliteratur.htm) bu adreste mevcuttur.</p>
<p>WASP kurulduktan sonra Blackie işleri büyütüp sahnede yarıçıplak modelleri bir işkence tezgahına bağlamaya ve sahneden seyircilere çiğ et parçaları fırlatmaya başlar. Grubun ilk single çalışması olan Animal (Fuck Like a Beast) [Hayvan (Yaratık Gibi Seviş)] şarkısı ve kaset kapağı da az rahatsız edici değildir. </p>
<p>İlk üyeler fazla dayanamaz, Rik Fox pek bilinmeyen iki kişi ile farklı bir gruba katılır, bunlardan biri (günümüzde kendine özgü 32lik taksimleri ile ünlü gitar üstadı olan) Yngwie Malmsteen&#8217;dir. Yerine gelen Don Costa da gider. Blackie&#8217;ye bassı verirler. Sonra biri daha katılır felan. Öbürü gider, başkası gelir, bir tanesi Lita Ford ile evlenince ayrılır, biri gider Alice Cooper&#8217;a katılmaya çalışır, sonra o iş olmaz. </p>
<p>İlk albümleri W.A.S.P. 1984&#8242;te çıkar. Marketlerde satabilsin diye Hayvan adlı şarkıları katılmaz albüme. L.O.V.E. Machine ve I Wanna Be Somebody yeterince satmasını sağlar. </p>
<p>İkinci albümleri The Last Command&#8217;de en bilinen şarkılarından Blind in Texas vardır ancak en önemlisi Wild Child adlı efsanevi şarkıdır.</p>
<p>Ardından eleştirmenlerin ortaokul rock&#8217;ı diye eleştirdiği Inside the Electric Circus gelir. Live albümleri Live&#8230;In the Raw hemen ardından yetişir. </p>
<p>Ve 1989&#8242;da gelir 5. albümleri. The Headless Children. Terbiyesizlikten en arınmış ilk albümleridir, eleştirmenlerin en sevdiği albümleridir. Günümüze kadar en çok satmış albümleridir. Bütün albüm iyidir. Bütün şarkıları iyidir. </p>
<p>Gerisi önemsizdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kasette.com/blog/w-a-s-p-ve-wasp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kara Kentin Çocukları</title>
		<link>http://kasette.com/blog/kara-kentin-cocuklari</link>
		<comments>http://kasette.com/blog/kara-kentin-cocuklari#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 12:06:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>maresias</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kasette.com/?p=641</guid>
		<description><![CDATA[


Henüz, “ben televizyon izlemiyorum pek” demeçlerini verip, ortamına göre entel primci kız kafası yaşamadığım senelerde (tam bir tarih vermem gerekiyor ise eğer 2006), öğrenci evimize uydu bağlatmamızın ekmeğini yediğimiz bir günde rast geldim Kara Kentin Çocukları’na. Uyku öncesi zapımın son durağı olan Yeşilçam tv, karşıma Nilüfer Açıkalın ve Toprak Sergen ikilisini çıkardığında, bazı şeyler kafamda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://kasette.com/wp-content/plugins/simple-post-thumbnails/timthumb.php?src=/wp-content/thumbnails/641.jpg&amp;w=258&amp;h=234&amp;zc=1&amp;ft=jpg' alt='post thumbnail' /></p>
<p align="center"><object height="313" width="384" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000"><param value="never" name="allowScriptAccess"/><param value="internal" name="allowNetworking"/><param value="http://www.youtube.com/v/yyH1eF3DkDo&amp;hl=en_US&amp;fs=1" name="movie"/><param value="transparent" name="wmode"/><embed height="313" width="384" wmode="transparent" src="http://www.youtube.com/v/yyH1eF3DkDo&amp;hl=en_US&amp;fs=1" allownetworking="internal" allowscriptaccess="never" type="application/x-shockwave-flash"/><br />
</object></p>
<p>Henüz, “ben televizyon izlemiyorum pek” demeçlerini verip, ortamına göre entel primci kız kafası yaşamadığım senelerde (tam bir tarih vermem gerekiyor ise eğer 2006), öğrenci evimize uydu bağlatmamızın ekmeğini yediğimiz bir günde rast geldim Kara Kentin Çocukları’na. Uyku öncesi zapımın son durağı olan Yeşilçam tv, karşıma Nilüfer Açıkalın ve Toprak Sergen ikilisini çıkardığında, bazı şeyler kafamda çok netleşti ve cin kesilip filme adadım kendimi.</p>
<p>5 saniyelik bir görüntüsünün dahi, insanı kendine bağlamaya yeten bu filmin yönetmeni, kariyerine görüntü yönetmeni olarak başlayan <a href="http://www.imdb.com/name/nm0644861/" target="_blank" style="color:crimson;">Orhan Oğuz</a>. Beklenti yükselince beğeni azalmasından ya da değil; son işlerinin  hayal kırıklığı olmasını ben, üzerinde mükemmel bir iş yapmanın verdiği baskıya bağlayacağım. Bildiği bütün etkileyici numaraların hepsini, Kara Kentin Çocukları’nda kullanmış, sonrası için cepten yiyecek bir şey bırakmamış yorumunu yapsam ayıp etmiş olmam umarım. Oturduğum yerden bakınca, durum böyle görünüyor az. Filmi en yüzeysel haliyle, şu şekilde tanımlamak yanlış olmaz sanıyorum: 90ların, 2000e miras bıraktığı kafasını yaşatıyor, dönemi ütülenmiş önlük kokusu ile geçirenlere, arka sokakların boktanlığını gösterirken, “Kemancı tayfası”nı ev huzurunda anılara boğabilme potansiyeli de ekstrası. Deri ceketler, Cihangir’de leşo bir daire, “metalci evliliği”, iyi ama aslında o kadar da iyi olmayan dostlar,  hasta ruhlar, uyuşturucu, iyi müzik, sadakat yoksunu sevgi ve karanlık görüntüler. Bunların, sarsıcı bir senaryoyla aynı potada eritilmesi, Kara Kentin Çocuklarının, “kara kentin şehir efsanesi” gelmesinin en büyük sebebi diyebilirim.</p>
<p>Şehir efsanesi diyorum çünkü, bu filmi temin etmek, yüksek mertebe sahibi dostların paşa keyfine bağlı bir şey. Kimsenin, filmle ilgili bir gıdım bilgiye sahip olmaması “lan sen yazdın da tepki mi ölçüyosun” gibi yorumların sebebi. 2006dan beri süregelen, filmin bir kopyasını bulma girişimlerimin başarısız kaldı çünkü hiçbir dağıtımcı firma bu filmin haklarını üstlenmedi. Yüksek mertebe sahibi dostlar ise, ellerinde bir adet VCR kaydını bulunduran ya da tanıdığı olanlar oluyor. Bu paragraftan sonra çoğunuzun, “ben bulurum” diyip, ardından gözyaşlarınızı silme esi vereceğiniz sezgisel bir öngörü değil, tecrübelerime dayanıyor. Zira “ben bulurum” diyen 8-9. kişi, hala insan içine çıkamıyor (o kadar iddialı bir giriş yapıp, hüsran yaşatmasından kelli). ADSL neslinin, yan bastığı yer olarak gösterebiliriz bu noktayı.</p>
<p>Özete geçmeden önce, filmin barındırdığı ve benim de can verdiğim 2 şeyden bahsedeceğim. Birincisi “Yeraltı Özgür Tv”. Tek kişininin tekelindeki  bu kanal, 90ların, saç spreyine abanmış kadınlar korosundan da daha tüyler ürpertici, en az Susam Sokağındaki Minik Kuş kadar iğrenç tiplemeler barındırıyor. Kanalizasyonlarda çekilmiş kadın görüntüleri, umarsızca dillendirilen şiddet, içeriğinin en masum örnekleri. Reytinglerinin sadece “2 “ olması bir başarısızlık örneği değil, kanalın kuruluş amacının sebebidir. Daha fazla uzatıp, ağızlarda spoiler tadı bırakmadan, ikinci detaya geçmek istiyorum.</p>
<p align="center"><img src="http://kasette.com/wp-content/uploads/2009/12/yeraltiTV.jpg" alt="yeraltiTV" title="yeraltiTV" width="254" height="252" /></p>
<p>2 izleyiciden biri olan Mine, kapısında bir gün, Yer Altı Özgür tv’den bir zarf buluyor, içinde de rozet. Bu kanalı izleyenlerin, birbirlerini bu rozet aracılığıyla tanıyabileceğine dair de bir not. Filmin gidişatını göz önünde bulundurursak, “dönüm noktası” sayabileceğimiz bu rozetten ben, çürütülebilecek bir iddiam aracılığıyla bahsedeceğim; bence bu rozet, forum sitelerinin Master Yoda’sı. Forumcuların toplanmaya giderken, ya da sokakta yürürken, kendilerini özel bir oluşumun parçası hissetme isteklerinin sonucu olarak, üzerlerinde o siteye üye oldugunu belli eden bir aksesuar taşımalarını, rozetle bağdaştırabilir, daha da abartıp bu fikrin mihenk taşı olduğunu söyleyebilirim. Hiçbir yere dayandıramam o ayrı. Filmin böyle bir devrimci tarafı da var yani.<br />
Filmin özetini, merağınızı coşturmak adına sona sakladım.</p>
<p>Hikayemizin kahramanları, pembe panjurlu ev düşünden çok uzak, takılmaca evliliği yapan Kürşat Mine çifti. Hikaye ise onlar ve  en az onlar kadar kırık 2 dostu etrafında dönüyor. Hayatlarını, uyuşturucunun ve müziğin en yüksek kafalarında sürdüren bu  4lünün, huzurlarını kaçıran olaylar dizisi, Kürşat’ın asker  kaçağı olduğunun ortaya çıkmasıyla birlikte başlıyor.</p>
<p>Kürşat’ın gitmesiyle beraber dağılan bu 4lü, adımlarını kendi kafalarını yaşamak yolunda atarlarken Mine, Kürşat’a olan sadakatini, kendisiyle aynı barda çalışan Ogünle plansızca sınar ve başarısız olur. Bu olayın ardından, Mine kendiyle baş başa kalır. Bir gün, Yer Altı Özgür Tv’yi keşfeder ve bu keşif O’nun yolunu, yatalak olmasına rağmen baskın, aynı zamanda eşcinsel bir babanın hasta ruhlu oğluyla kesiştirir. Mine, bu adamın ne Kürşat’ı ihbar ettiğini, ne de kafasını Mine’ye kitlediğini bilmez, sıkı bir yakınlık kurar. Hastası oldugu Yer Altı Özgür Tv’nin başına açacaklarından sonra, pişman olmaya bile fırsatı kalmayacaktır. Mine’nin hüzünlü hikayesi, komşu oğlunun zaferidir artık.</p>
<p>Son söze ihtiyaç duyan var ise; bahsettiğimiz Ogün, Ogün Sanlısoy’dan başkası değildir. Tamam, gideri var onun da tabi ama bir Toprak Sergen’i aldatacak kadar da yok gibi?</p>
<p align="right"><strong>Okşan Tavaslıoğlu</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kasette.com/blog/kara-kentin-cocuklari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Def Leppard &#8211; Hysteria (1987)</title>
		<link>http://kasette.com/blog/def-leppard-hysteria-1987</link>
		<comments>http://kasette.com/blog/def-leppard-hysteria-1987#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 22:53:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kasette.com/?p=563</guid>
		<description><![CDATA[

1977 yılında farkında olmadan &#8220;İngiliz Heavy Metalinin Yeni Dalgası&#8221; (NWoBHM : Yani Iron Maiden) hareketinin bir parçası olarak Sheffield, İngiltere&#8217;de Def Leppard kurulur. 1980&#8242;lerde 100 milyonlarca albüm satarlar. On Through the Night (1980), High &#8216;n&#8217; Dry (1981), Pyromania (1983), Hysteria (1987) bunlardan bazılarıdır.
1977 yılında grubun kurucuları olan elemanlar 17 yaşında Tapton Devlet Lisesi öğrencileri idi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://kasette.com/wp-content/plugins/simple-post-thumbnails/timthumb.php?src=/wp-content/thumbnails/563.jpg&amp;w=258&amp;h=234&amp;zc=1&amp;ft=jpg' alt='post thumbnail' /></p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="350" height="400" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="wmode" value="transparent" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="flashvars" value="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;widgetID=18495828&amp;style=metal&amp;bbg=e8ebeb&amp;bfg=000000&amp;bt=fce700&amp;bth=B2C2E6&amp;pbg=82724c&amp;pbgh=82734b&amp;pfg=ffffff&amp;pfgh=f0c000&amp;si=000000&amp;lbg=b03468&amp;lbgh=325fb3&amp;lfg=ffffff&amp;lfgh=ffffff&amp;sb=009496&amp;sbh=325fb3&amp;p=0" /><param name="src" value="http://listen.grooveshark.com/widget.swf" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="350" height="400" src="http://listen.grooveshark.com/widget.swf" flashvars="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;widgetID=18495828&amp;style=metal&amp;bbg=e8ebeb&amp;bfg=000000&amp;bt=fce700&amp;bth=B2C2E6&amp;pbg=82724c&amp;pbgh=82734b&amp;pfg=ffffff&amp;pfgh=f0c000&amp;si=000000&amp;lbg=b03468&amp;lbgh=325fb3&amp;lfg=ffffff&amp;lfgh=ffffff&amp;sb=009496&amp;sbh=325fb3&amp;p=0" allowscriptaccess="always" wmode="transparent"></embed></object></p>
<p>1977 yılında farkında olmadan &#8220;İngiliz Heavy Metalinin Yeni Dalgası&#8221; (NWoBHM : Yani Iron Maiden) hareketinin bir parçası olarak Sheffield, İngiltere&#8217;de Def Leppard kurulur. 1980&#8242;lerde 100 milyonlarca albüm satarlar. On Through the Night (1980), High &#8216;n&#8217; Dry (1981), Pyromania (1983), Hysteria (1987) bunlardan bazılarıdır.</p>
<p>1977 yılında grubun kurucuları olan elemanlar 17 yaşında Tapton Devlet Lisesi öğrencileri idi, Sav, Willis, Kenning. Bir tek vokal abileri Joe Elliott 18 yaşında idi. Ancak o Tapton Devlet Lisesi&#8217;nin hemen yanındaki özel Kral 7. Edward Lisesi&#8217;nde okumaktadır ve otobüsü kaçırmıştır. Onun okulu 1905&#8242;te o dönemde tahtta olan kraldan adını alır. Okul Oxford ve Cambridge&#8217;e adam yetiştirmektedir. Ancak delikanlı otobüste mahalle mektebinden müzisyenler ile tanışır ve kafaları hemen uyuşur. Gitarist olarak o dönemde adı Atomic Kütle olan gruplarına denedikleri Joe&#8217;dan iyi vokal olacağını anlarlar ve günümüze kadar Joe vokal olarak kalır.</p>
<p>İlk konserlerini yine Sheffield&#8217;deki başka bir lisenin yemekhanesinde verirler. Çok ayıp ederek bass davulun içinde okula bira sokarlar.</p>
<p>Ancak Joe&#8217;nun kafasında İngilizce dersi ödevlerinde kullandığı hayali bir grup olan Sağır Leopar vardır. Davulcu Kenning &#8220;ya öyle fazla punk grubu gibi oldu, genelde punkçılar hayvan isimleri kullanır ama biraz yanlış yazarsak öyle durmaz&#8221; der ve grubun adını Sgır Leppar yaparlar. 1978&#8242;de bir kişi daha alırlarken, Steve, deneme olsun diye Lynyrd Skynyrd&#8217;in Freebird&#8217;inin hepsini çatır çatır çalmıştır. Ancak grubun kurucularından 2 kişi Joe ve Sav bugüne kalır. Dangalak Kenning daha deneme EP&#8217;si kaydetmeye çalışırken kız arkadaşı yüzünden grubu bırakır &#8220;kenning grubunu benden çok seviorsun, ya grubun ya ben&#8221; (evet her başarısız erkeğin arkasında da bir kadın olabilir, dikkatli bakmak lazım), ancak iyi de olur davulcu olarak o sırada 15 yaşında olan Rick gelir, böylelikle bir önceki cümleyi yalanlarcasına bugüne kalan 3. grup üyesi olur. (Steve bugüne kalamaz çünkü 1991&#8242;de &#8220;ya ben altı aylığına bir dinleneyim&#8221; der ve dinlenirken yeterli dozlarda karıştırdığı alkol ve uyuşturucudan ebedi istirahatine def olur.)</p>
<p>Bu kaydettikleri EP&#8217;deki şarkılardan biri BBC radyosu djlerinden biri tarafından defalarca çalınınca ve bir hayran kitlesi oluşmaya başlayınca büyük bir plak firması ile anlaşma yaparlar, ve NWoBHM&#8217;nin temsilcileri arasında sayılırlar. Dikkat çekmek gerekir, o sırada grubun yaş ortalaması (19+19+20+16)/4=18,5&#8242;tur.</p>
<p>Neyse bu ufaklıklar önce On Through the Night (1980) sonra High &#8216;n&#8217; Dry (1981) ardından da Pyromania (1983)&#8217;yı yaparlar. High &#8216;n&#8217; Dry&#8217;dan önce AC/DC&#8217;nin prodüktörü, Lange, bunları farkeder ve potansiyellerini stüdyoda ortaya çıkarır. Albüm pek satmasa da MTV&#8217;de 1982&#8242;de yayınlanan ilk metal videolarından biri olur. Grup Avrupa turnesinde Ozzy Osbourne&#8217;un ön grubu olur ki, bu metal dininde üç kere kutsanmak ile aynı şeydir.</p>
<p>Pyromania&#8217;dan önce Willis ayı gibi içtiği için gruptan atılır.</p>
<p>Lange bu sefer &#8220;Pyromania&#8221;nın prodüktörlüğünü üstlenir, ve tabiri caizse piyasanın canına kor, değilse turnayı gözünden tanır, o da olmazsa süper iş çıkarır. Çünkü ana single olan &#8220;Photograph&#8221; MTV&#8217;de en çok istenen 2 video klipten biri olur. Dikkat çekmek gerekir, diğeri dünyanın en iyi pop şarkılarından biri olan &#8220;Michael Jackson&#8221;ın &#8220;Beat It&#8221;idir.</p>
<p>&#8220;Pyromania&#8221; albümü o sene 6 milyon kopyadan fazla satar, her hafta 100,000 kopyadan fazla demektir, yani her hafta bir türk fantezi-pop-besk-aranjman-ellerhavaya albümünün bütün hasılatı kadar oluyor. Albüm sadece Amarıgada toplam 10 milyon kopyadan fazla satar.</p>
<p>Liste başı olamamasının da tek bir sebebi vardır. O da gelmiş geçmiş en iyi pop albümlerinden biri olan &#8220;Michael Jackson&#8221;&#8216;ın &#8220;Thriller&#8221;ının listeyi kendine ayırtmış olmasıdır. Bu arada o sene 3. sırada The Police&#8217;in &#8220;Every Breath You Take&#8221;li &#8220;Synchronicity&#8221;, 4&#8242;te ise &#8220;Irene Cara&#8221;lı &#8220;Flashdance&#8221; soundtrackidir. Aşağılardaki &#8220;Journey&#8221;, &#8220;Men at Work&#8221;, &#8220;David Bowie&#8221;, &#8220;Rolling Stones&#8221;, &#8220;Duran Duran&#8221;, &#8220;U2&#8243;, &#8220;Billy Joel&#8221;, &#8220;Led Zeppelin&#8221;, &#8220;AC/DC&#8221; ve daha onlarca müzik tarihinin belli başlı noktalarına oturmuş ismi saymaya fırsat kalmıyor bile. Hatırlatmak gerekir mi, yaş ortalaması 22.</p>
<p>İngiliz hükümeti grubun bal tutan parmaklarını yalamak istediğinden, vergi kolaylıkları nedeniyle İrlanda, Dublin&#8217;e kaçan grup Pyromania&#8217;nın ardından gelecek albüm üzerinde çalışmaya başlar. Ancak o ara genç davulcu Corvette&#8217;i ile hızla bir duvara girer ve sol kolunu kaybeder. Ancak yeminlidir ve yastıklarla felan davul çalmaya devam eder. Grup da onu bağrına basar ve ona özel bir davul seti üretilir.</p>
<p>Bu olayların hemen ardından 1987&#8242;de gelmiş geçmiş en iyi heavy metal albümlerinden biri olan Hysteria çıkar. Sırf bu albüm için Amerikan Müzik Ödüllerine En iyi Heavy Metal Artiz ve Albüm kategorileri eklenir, ve ona verilir, sonra da kaldırılır. Rock tarihinde Amarıgan listelerine 7 şarkıdan fazla sokabilmek kısmet olmuş olan 3. rock albümü olur. &#8220;Üzerime Biraz Şeker Serpsen&#8221; adlı şarkıları MTV&#8217;de 73 gün boyunca oynar. Albüm bir numara olur, bir şarkısı bir numara olur. Listelerde 3 yıldan fazla kalır ve 18 milyondan fazla satar.</p>
<p>Daha başlarken grubun ve prodüktörün amacı &#8220;Thriller&#8221;in rockçasını yapmaktır. Ancak tabii ki &#8220;Hysteria&#8221; günümüze kadar toplam 20 küsur milyonda kalırken, &#8220;Thriller&#8221; acımasızca 110 milyondan fazla satışa ulaşmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kasette.com/blog/def-leppard-hysteria-1987/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Page Caching using disk: enhanced (User agent is rejected)

Served from: kasette.com @ 2012-02-05 15:39:15 -->
