1954
Kaset kapağı için tıkla.
BEYAZ

Kunduracı Kasım’ın yanında çalışan oğlu Emin’i gelir, alırlar dükkândan. Enstitüden tazecik öğretmen çıkar. 10 yılı aşkın bir süre köylerde, çeşitli okullarda çalışır. 1953’te çıkılan avda, haklarlar tüm enstitülüleri. Öğretmeyi yasaklarlar o ve onun gibilere. Baba mesleğine devam eder usta. Köyler artık dar gelir. Önce kendi, sonra bir yük gemisinde, kaçak gibi, eşi ve çocukları gelir İstanbul’a. Onu tanıyanlar derler ki, yaptığı kunduralar eskimez. O yüzden de şakayla karışık derler ki: “Emin Usta! Bu kadar sağlam yapma bu kunduraları; bu kadar uğraşma; böyle para kazanamazsın!”… Hatırasına hürmetten, yaptığı kundurayı giymeye kıyamayanlar vardır, o öldükten sonra. Ve bir gün, bir yerlerde onun elinden çıkmış çocuklar çıkar karşınıza. Onun adını, yüzünü unutmazlar. Emin Usta’nın dalga geçen dostları misali, “bu çocuklarla bu kadar uğraşma usta!” demişlerdir oysa zamanında.

Aydınlık akılların bir bavul içindeki göçü böyle başlar…

Bookmark and Share